TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ
YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE EĞİTİM
HİZMETLERİ
TEKNOLOJİ TABANLI
GİRİŞİMCİLER İÇİN İŞ GELİŞTİRME
MENTORLÜĞÜ
PROFESYONEL
YAZILIM
GELİŞTİRME
SANAYİDE
DİJİTAL DÖNÜŞÜM
TEKNOLOJİ TRANSFER
OFİSLERİ & TEKNOPARKLAR İÇİN
İŞ GELİŞTİRME
YATIRIMCI
BULMA & DEVLET
DESTEKLERİ
YAZILIM-BİLİŞİM
SEKTÖRÜNDE SATIŞ PAZARLAMA
& İŞ GELİŞTİRME
KURUM İÇİ
MENTORLUK &
İÇ GİRİŞİMCİLİK
KEY OF CHANGE

Girişim Hızlandırma Programları Gerçekten Ne Kadar Faydalı?

Hızlandırma programları son yıllarda girişimcilik ekosisteminin en popüler araçlarından biri haline geldi. Yatırımcılarla tanışma, mentorluk alma ve iş ağına erişim gibi vaatlerle sunulan bu programlar, birçok startup için cazip görünüyor. Ancak işin özüne bakıldığında, bu programların etkinliği tartışmalı. Gelin, neden çoğu zaman beklenen faydayı sağlamadıklarını inceleyelim.

 

1. Standartlaştırılmış İçerik ve Yüzeysel Eğitim

  • Programların çoğu, farklı sektörlerden girişimlere aynı içerikleri sunuyor.
  • Bu “tek tip” yaklaşım, niş alanlarda çalışan girişimlerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamıyor.
  • Eğitimler genellikle teorik kalıyor; pratik uygulama ve sahada test imkânı sınırlı

 

2. Sürdürülebilirlik Eksikliği

  • Program bitiminde girişimler çoğu zaman yalnız bırakılıyor.
  • Kısa vadeli network ve yatırım fırsatları sağlansa da, uzun vadeli iş modeli desteği zayıf.
  • Bu durum, girişimlerin hızla ivme kaybetmesine yol açıyor.

 

3. Yatırımcı Odaklılık

  • Programların ana hedefi, girişimleri yatırımcıya “hazır” hale getirmek.
  • Ancak bu, müşteri kazanımı ve gerçek pazar uyumunun geri planda kalmasına neden oluyor.
  • Yatırım almak, sürdürülebilir bir iş modeli kurmaktan daha fazla öncelik kazanıyor.

 

4. Gerçek İhtiyaçlara Uygun Olmayan Mentorluk

  • Mentor havuzları genellikle genel iş geliştirme uzmanlarından oluşuyor.
  • Sektöre özgü derin bilgi eksikliği, girişimlerin kritik sorunlarını çözmekte yetersiz kalıyor.
  • Mentorluk çoğu zaman “network tavsiyesi” seviyesinde kalıyor.

 

5. Başarı Hikâyelerinin Abartılması

  • Programlar, birkaç başarılı örneği öne çıkararak kendi etkinliklerini pazarlıyor.
  • Oysa çoğu girişim, program sonrası ya yatırım bulamıyor ya da ölçeklenemiyor.
  • Bu durum, ekosistemde “başarı illüzyonu” yaratıyor.

Sonuç

Girişim hızlandırma programları, ekosisteme dinamizm katıyor olsa da gerçek ihtiyaçlara odaklanmadıkları için çoğu zaman yetersiz kalıyor. Startuplar için en kritik nokta, yatırımcıya sunum yapmak değil; müşteri kazanımı, pazar uyumu ve sürdürülebilir iş modeli geliştirmek. Bu nedenle girişimcilerin, hızlandırma programlarını bir “çözüm” değil, sadece bir “ara araç” olarak görmeleri daha gerçekçi olacaktır. Henüz detaylarını paylaşmıyorum ama yatırımcımızla uzun süredir üzerinde çalıştığım bir proje, bu ihtiyaca farklı bir yanıt vermeyi hedefliyor. Bu yeni yaklaşım, hızlandırma programlarının eksik bıraktığı noktaları tamamlayarak, girişimcilere gerçek bir büyüme zemini sunacak. Finans ve ekonomi danışmanlarımızla derinlemesine yaptığımız analizlerde ekonomik krizin 2026 da büyüyerek devam edeceğini ve 2027 bahar ayında rahatlama başlayacağını öngörüyoruz.



site design & technology
SLC Web Mühendisliği
www.slc.com.tr